20070621

ey ruhum sana "zamanında" ve "önceden" der gibim "bu gün" demeyi ve her şey üstünden atlayıp neşeyle dans edip geçmeyi öğrettim.
ey ruhum ,bütün köşe bucakalardan seni cıkartım ve üstündeki tozu ,örümceği loşu silip süpürdüm.
ey ruhum ,seni küçük utanç ve kaçamak erdemlerden temizledim ve seni güneşin karşısına cıplak cıkmaya ikna ettim.
ruh denen fırtına ile kabaran denizin üstüne üfledim ve bütün bulutları oradan kovdum.hatta günah denen boğucuyu boğdum.
ey ruhum ,sana fırtına gibi " hayır" demeyi ve açık gök gibi evet demek hakkını verdim.
ışık gibi sakin duruyorsun ve(hayır) diyen fırtınalar arasından geçiyorsun.
ey ruhum, sana yaratılmış ve yaratılmamış şeyler hakkındaki özgürlüğünü iade ettim: Gelecektekinin kayfini senin kadar kim bilir.
ey ruhum,sana aşağılamayı öğrettim.Fakat sülük gibi gelen aşağilamayı değil büyük ,seven aşağılamayı.en fazla aşağıladığı yerde en cok seven aşağılamayı.ey ruhum,bizzat nedenlerini kandırasın diye,kendini kandırmayı öğrettim:denizi kandi yüksekliine çeken güneş gibi.
ey ruhum ,seni boyun eğmekten ,diz çökmekten ve efendim demekten vazgeçirdim,bizzat sana "zorluklara yönel " ve yazgı isimlerini taktım.
ey ruhum ,sana yeni isimler ve çeşitli oyuncaklar verdim.Ve sana "yazgı" ve " halkaların halkası" ve "zamanın göbeği" ve "zümrüt çan" dedim.
ey ruhum ,senin dünyana içmek üzere bütün hikmetleri,bütün yeni şarapları ve hikmetin eski,görülmemiş derecede sert şaraplarını verdim.
ey ruhum, üstüne bütün güneşleri,bütün geceleri,bütün susmaları ve bütün özlemleri döktüm.Böylece seni bir asma gibi büyüttüm.
ey ruhum şimdi artık sık ve altın üzüm taneleri,kabarık memelerle dolu bir asma gibi zengin ve ağır duruyorsun !
ey ruhum,senden daha fazla seven daha geniş daha kuşatma içinde bir ruh hiç bir yerde yoktur.geçmişle gelecek,sende olduğu kadar ,nerede böyle birbirine yakın bulunur?
ey ruhum,herşeyimi sana verdim ve elim artık boşaldı.Şimdi bana gülümseyerek ve ağır başlı:"hangimiz teşekküre borçluz?"diyorsun.
alıcı aldığı için,verici teşekküre borlu değil mi?Armağan etmek bir zorunluluk değil mi?almak bir acıma değil mi?
ey ruhum,kederindeki gülümseyişi anlıyorum:senin aşırı zenginliğin ,dileyen eller yaratıyor.
dolgunluğun coşkun denizlere bakıyor,arıyor ve bekliyor.
gülümseyen gözlerinin gögünden aşırı dolgunluğun özlemi bakıyor!
evet, ruhum,gülümsemeni görüp de gözyaşalarından erimemek mümkün mü?Gülümseyişindeki iyiliğe melekler bile gözyaşı döküyorlar.
senin iyiliğin ve fazla iyiliğindir ki sızlanmak ve ağlamak istemez.fakat ruhum gülümsemen gözyaşlarına ,özlem ceken ve titreyen ağzın hıçkırıklara özlem çekmektedir.
"her ağlayışın bir sızlanma ve her sızlanış bir suçlama değil midir?"Kendi kendine böyle diyorsun.Ve onun için ruhum ,dertlerini dökmektense gülümsemeyi tercih edeiyorsun.Olgunlugunun bütün acısını ve asmanın hasatcıları beslemesinden doğan özlemini gözyaşlarınla döküyorsun.
Fakat ruhum,erguvan gamını ağlayarak gidermek istemezen şarkı söylemeye mecbur kalacaksın!Bak,sana şunları haber verirken bizzat ben gülüyorum:
Bütün denizler sakinleşip senin özlemini dinleyinceye kadar gürleyen şarkılar söyle!
Sakin,özlemli denizlerin üstünde sandal yüzünceye kadar bütün iyi ve kötü garibelerin altını etrafında zıpladıkları esrarlı hazine görülünceye kadar gürle:
irili ufaklı hayvanlar,hafif ve tuhaf bacağı olan her şey menekşe mavisi yollarda dolaşıncaya kadar gürle.
garip hazineye,gönülü sandala ve onun efendisine doğru gürle.Bu efendi ise elmas hasad bıçağıyla bekleyen ,üzüm koparıcıdır.
ey ruhum senin kurtarıcın o adsız ki adını gelecekteki şarkılar bulacak.
daha şimdiden ve gecekten, daha şimdiden müstakbel şarkıların kokusu geliyor!Yanıyor ve hayal ediyorsun.daha şimdiden derin avuntu pınarlarından kana kana içiyorsun.Daha şimdiden gamın,gelecekteki şarkıların mutluluğunda dinleniyor.
Ey ruhum,sana artuk her şeyimi ve en son şeyimi vermiş bulunuyorum,ellerim tamamen boşalmıştır.sana şarkı söylemeyi önermek son işimdi.şimdi söyle!söylemeyi önerdiğime göre,kim kime teşekküre borçludur?ama daha iyisi ey ruhum bana şarkı söyle,bana şarkı söyle,söyle de sana teşekkür edeyim.

4 comments:

Danubsky said...

dua gibi

twilightstrip said...

vay! cok iyi geldi. saol.

an(ı)lık said...

ami(e)n..
ruhum bana küs:(

bencilkirpi said...

Soruyor hatırasında, "sırtımda ve
sırtında gezinen bu ürperti kim,
bir damla süt yerine bu ağu kim?"
ay gözüyle bakmayan kavruk akılla